sds
Haberler İnceleme Ön İnceleme Oyun Hile ve İpuçları Tam Çözüm Blu-Ray Donanım Rehber İletişim Forum
Özel Arama
Remember me    Şifremi Unuttum
İNCELEME



 Dead Space İncelemesi
 Yazar: tool | Kategori: İNCELEME | Tarih: 23 Ekim 2008, 13:40

Yaklaşık beş yıldır yapımı sürdürülen, geçen yıl ki E3′te ise EA tarafından resmen duyurulan Dead Space sonunda çıktı. Bu sene başından beri büyük bir ilgi ile beklenen oyun, çıkış tarihi yaklaştıkça sunulduğu her fuarın yıldızı olmayı da başarmıştı. Bu ilgiyi haklı çıkaracak kalitede bir oyun mu peki Dead Space? Görelim.

 

 

 

”Nicole….Sevgili Nicole… Gönderdiğin çağrıdaki çaresiz halin, tedirgin ses tonun.. Çıkmıyor aklımdan.. Büyük bir sorun var, bunu hissediyorum… Çağrıyı defalarca izledim Nicole… İyi olup olmadığını bilememek beni deli ediyor… Gemide teknik bir arıza olduğu söyleniyor.. Umarım sadece bu kadardır.. Yaklaştık Nicole, yoldayız.. Seni Ishimura’dan alacağım…”

                                                                                                                   Isaac Clarke

 

Dead Space, resmi olarak duyurulduğundan beri ilgi odağı olmayı başarmış bir oyun, yer aldığı fuarlarda gösterilen ilgi de bunu kanıtlıyor. Yapımcılar, daha önce hiçbir oyunda olmadığı kadar yoğun korku ve şiddet olacağının altını defalarca çizerek, bu ilgiyi daha da körükleme başarısını gösterdi. Dahası EA, 2008 yılı boyunca piyasaya süreceği hiçbir oyununun üzerine bu kadar düşmedi. Çeşitli reklam kampanyaları, fuar standında en geniş sunumlar hep Dead Space için yapıldı. Kulağımıza ilginç haberler de geldi oyunla ilgili. Örneğin; oyundaki inanılmaz derecede rahatsız edici yaratıkları tasarlamakla görevli şahıs, nasıl görsel açıdan etkili tasarımlar yapabilirim diye dara düşmüş, çareyi 6 ay boyunca trafik kazalarında hayatını kaybeden kazazedelerin cesetlerini morglarda incelemekte bulmuş (etkili bir sonuç vermiş kesinlikle ).

Sonuçta oyun büyük bir ilgiyi üzerine çekti ve 2008 yılının en iyi oyunlarından olacağı konusunda genel bir kanı edindirdi. Dead Space geçtiğimiz hafta raflardaki yerini aldı, yoğun bir talep ile karşılanıp başarılı bir satış grafiğini de hemen yakaladı. Biz de aylardır kıvranarak beklediğimiz oyuna sonunda kavuştuk, peki beklentilerimiz ve yapımcıların iddiaları gerçekten hayat buldu mu?

SUNUM – GENEL:

Dead Space, sizi oldukça basit bir ana menü ile karşılıyor. Yeni bir oyun açtığınızda zorluk seviyesi seçmenizi isteyen oyun, fonda rahatsız edici bir müziğe sahip. Oyuna yakışan görsel ve işitsel detaylar, birazdan karşınıza çıkacakların habercisi gibi adeta. Ana menü de New Game, Load Game, Options ve Extras dışında bir seçenek yok. Zorluk seviyenizi seçip oyuna başladığınızda ise, ana karakterinizin sevdiceği olan Nicole’dan tedirgin edici bir görsel mesaj ile oyun açılışını yapıyor.

Hemen ardından kahramanımızın ense traşını görüyoruz. Evet, sadece ensesini görüyoruz ve biz daha yüzünü göremeden o muhteşem kaskını takıyor. Oyun, şaşırtıcı bir şekilde karakterimiz ile duygusal bağ kurmamızı engelliyor. Ama bu engel sadece yüzüyle sınırlı, adını biliyoruz onun; Isaac Clarke. İsim, bilimkurgu fanatiği oyunculara kısacık bir beyin jimnastiğinden sonra hoş göndermeler sunuyor. Isaac ismi Isaac Asimov’un adından, Clarke ise Arthur C. Clarke’ın soyadından geliyor. Bilimkurgu türünün erken dönem dehalarından ikisine saygı duruşu yaparak ana karakterini yaratan Dead Space, gönderme ve referanslarını isimle sınırlamıyor.

Dead Space, görsel ve oynanabilirlik açıdan bir çok klasiği kendine örnek almış durumda. Ancak bu durum olumsuz bir durum doğurmuyor bizler için, çünkü yapımcılar tüm bu alıntıları o kadar başarıyla yoğurup işlemişler ki, tamamen kendine has bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Görsel açıdan ele alalım ilk başta. Oyun, soğuk ve mekanik çevre tasarımıyla ilk Alien filmini oldukça anımsatıyor bizlere. Oyun boyunca ilerlediğimiz USG Ishimura gemisi, Alien filminin verdiği gergin atmosfere eş kalitede bir mekana sahip. Dar koridorları, asansörleri ve keskin köşeleri ile klostrofobi yaratacak kadar detaylı ve rahatsız edici.

Yaratık tasarımlarında ise görsel açıdan direkt olarak benzerlik taşımasa bile tarz olarak Carpenter’ın kült bilimkurgu-korku filmi The Thing’i anımsamamak imkansız. Ama dediğimiz gibi burada asla bir çalıntı, direkt olarak kopyalanmışlık yok. Tam tersine bu benzerlikleri gördüğünüzde hissettiğiniz tek şey; saygı duruşu. Tüm bu kült filmlerin başarılı yanlarını kendine referans alan Dead Space, oldukça benzer tasarımlarla kolayca (ve ucuz bir şekilde) işin içinden çıkmak yerine, tüm bu referansları kendi kazanlarında kaynatıp detaylı bir yeniden yaratım süreci geçirmiş. Prodüksiyondaki bu bitmişlik hissi oyunun başından sonuna her anında kendini hissettiriyor. Dead Space, günümüzde birçok oyunda maalesef hissedemediğimiz tamamlanmışlık hissini sonuna kadar hissettirdiği için büyük bir artıya sahip, bunu kesin olarak söyleyebiliriz.

Oynanabilirlikte ise kullandığı omuz üstü kamera açısı ile Resident Evil 4′ü kendine model alan oyun, sunduğu aksiyon yapısına uygun olarak en doğru tercihi yaptığını gösteriyor. Aksiyon anında omuz üstüne kamera sayesinde hem rahat bir oynanabilirliğe kavuşuyorsunuz, hem de kameranın daha yakın bir görüş açısı sunması nedeniyle oyunun size sunduğu görsel nimetleri detaylarıyla görebiliyorsunuz.

Dead Space ne görsel olarak, ne de oynanabilirlik olarak Amerika’yı yeniden keşfetmiyor, keşfetmesine de gerek yok. Tamamen yenilikler deneyip kötü bir oyun yaratma ihtimali yerine, denenip başarılı olmuş oynanabilirlik metodlarını yeniden yorumlayarak ve görsel açıdan 70-80′li yılların kült filmlerini model alarak, yapım ekibinin başarısıyla kendi ruhunu kazanıyor.

Yapımcılar, tüm bu referans ve model almaların dışında Dead Space’e orijinal fikirler de aşılamışlar. Öncelikle oyundaki silahlarımız kısıtlı sayısına rağmen kolay kolay göremeyeceğiniz şekilde yenilikçi ve başarılı. Düşman üzerinde farklı etkilere sahip olan silahlar, tepkilerinizi oldukça doğru bir şekilde oyuna yansıtıyorlar. Üçlü ateş gücü, testere, geniş alanda yıkım yapma gibi farklı özelliklere sahip silahlar, düşmanların türüne karşı da avantaj ve dezavantajları beraberinde getiriyor. Oyuncuya kalan ise o an ki düşman için en doğru silahı tercih etmek. Doğru tercihler düşmanı en az cephane ile en kısa sürede alt etmenize yardımcı olacaktır. Ayrıca oyunda bazı bölümleri yer çekimsiz ortamda oynuyorsunuz ki, bu hem büyük bir yenilik, hem de oyunun grafik motorunun kalitesini gösteriyor. Yerçekimsiz ortamda havada süzülen insan ve yaratık cesetleri, bedenlerinden çıkıp sakince uçan kan gibi detaylar inanılmaz. Ayrıca oynanabilirliğe oldukça olumlu yansıyor böyle anlar, düşmanın nereden geldiğini kestirememek gergin atmosferi körüklüyor.

Peki oyun yapımcıların iddia ettiği gibi daha önce görmediğimiz kadar korkunç bir oyun mu? Açıkçası buna hayır demeliyim. Muhteşem görseller eşliğinde yaratılan Necromorph isimli yaratıklar görsel açıdan gerçekten etkileyici ve ani çıkışları ile korkmanızı sağlıyor. Ses çalışması ise o kadar başarılı ki, ses sistemini açıp oynadığınızda rahat bir saniye bile yaşayamayacaksınız emin olun. Derinlerden gelen çığlıklar, duvarlardan gelen fısıltılar ve mekanik sesler, her an birşeyle karşılaşacakmışsınız hissini yoğun bir şekilde veriyor. Peki sorun nerede? Bu oyun yeterince korkunç geliyor kulağa. Sorun, oyunun bir yerden sonra korku unsurlarını hep aynı tarzda sunması ve buna alışan oyuncu üzerinde bıraktığı etkiyi kaybetmesi. Bu kendi tekrar etme durumu, oyunun korkutma becerisini ilerledikçe düşürüyor ama bu Dead Space korkunç değil demek anlamına gelmesin. Oyun piyasadaki en rahatsız edici oyunların başında geliyor kesinlikle. Üstelik yoğun derecede şiddet ve kan içeren oyun her mideye göre değil, bunu da belirtelim. Sadece döneminde bir System Shock’ın verebildiği etkiyi yakalasa bile oyun geneline yayamıyor Dead Space, bunun dışında kusursuz bir atmosfere sahip.

ÖYKÜ:

USG Ishimura’dan gelen çağrı, Concordance Extraction Corporation (C.E.C.)’ı harekete geçirmiştir. Firmanın gemisi olan Ishimura dev bir maden gemisi ve uzak galaksilerdeki gezegenleri parçalayarak değerli madenler bulup çıkarmak üzere tasarlanmış. Ishimura’dan gelen çağrı firmayı tedirgin ediyor ve bunun gemide oluşan büyük bir teknik arızanın sonucu olduğunu düşünüyorlar. Bunun üzerine C.E.C., içinde mühendisimiz Isaac Clarke’ın da olduğu bir ekibi gemiye yolluyor. Clarke’ın sevgilisi Nicole’da Ishimura’da görevli olarak çalışıyor ve bize tedirgin edici bir mesaj yolluyor.

USG Ishimura’ya vardığımızda ise durumun teknik bir arızanın çok ötesinde olduğunu anlıyoruz. Gemiye nasıl geldiği beldiği olmayan bir parazit sonucu gemide akla hayale sığmayacak bir vahşet yaşanmış, mürettebatın çoğu Necromorph diye adlandırılan yaratıklara dönüşmüş, kalan sağlar ise yaşanan durumdan ötürü delirmiştir.

Gemiye çıktığınız anda saldırıya uğramanız sonucu ekibiniz ile ayrı düşüyorsunuz. Bundan sonrası ise tek başınıza tedirgin edici bir yolculuk. Dead Space, oldukça klasik başlayan bir öyküye sahip. Klasik olmuş birçok filmde rastlayacağınız dinamiklerle yola çıkan öykü, ilerledikçe kendi özgünlüğünü kazanıyor. Özellikle oyunun ortalarından sonra iyice şekillenen hikayenin sizi şaşırtacağını söyleyebiliriz. Yapımcılar, sadece grafiklere ve oynanabilirliğe yoğunlaşıp öyküyü unutmak yerine her açıdan en iyiyi denemişler.

GRAFİKLER:

Dead Space, görsel açıdan inanılmaz. Karakterimiz Clarke birçok oyunda göremeyeceğiniz kadar detaylı, gerçek bir karakter olarak ekranda duruyor. Karakterde görsel kalitenin ne kadar önemli olduğunu, oyunda ilerledikçe onunla kurduğunuz bağdan anlıyorsunuz zaten. Akıcı vücut animasyonları sayesinde oyunun hiçbir anında sırıtmayan Clarke, detaylı ve orijinal kostüm tasarımıyla da alkışı hakediyor. Yapım ekibi, riskli bir işe imza atıp Clarke’ın yüzünü bize gösterip standart bir model ortaya çıkaracağına, yüzünü saklayıp kısa bir süre içinde klasik olmaya aday bir kostüme imza atıyor. Turkuaza yakın bir ışık veren maskesiyle ve aynı renkte nokta işareti çıkaran silahıyla Clarke, kesinlikle farklı bir oyun karakteri. Bir yandan oldukça yenilikçi, orijinal duruyor, diğer yandan 50′li yılların Hollywood bilimkurgularını anımsatıyor.

Gelelim oyunun en göz alıcı noktası olan yaratıklara. The Thing’deki deformasyona uğrayan insanları andıran Necromorph’lar, inanılmaz derecede detaylı tasarlanmış. Parazit yüzünden değişime uğramış insanlar iç gıcıklayacak derecede rahatsızlar, tüm detaylarıyla üzerinize geliyorlar. Yüzlerindeki ifade, vücutlarındaki detaylar ağzınızı açık bırakacak eminim. İşin asıl şaşırtıcı tarafı ise, bu yaratıklara ateş ettiğiniz zaman ortaya çıkıyor. Necromorph’lar sizin ateş ettiğiniz bölgelerine göre o kadar gerçekçi tepkiler veriyorlar ki, şaşırmamak imkansız. Örneğin; bacaklarına ateş ettiğiniz noktadaki uzuvları kopuyor, yere düşen yaratık size doğru sürünmeye başlıyor, tek kolunu kopardığınızda eğer hala hayatta ise, inatla size tek kolu ile sürünmeyi sürdürüyor. Bu görseller o kadar detaylı ve akıcı bir şekilde tasarlanmış ki, gözünüzü ekrandan almanız imkansız. Ayrıca Necromorph’lar sürekli aynı şekilde ölmüyorlar. Tamamen sizin tercih ettiğiniz noktalara ateş etmeniz sonucu o bölgelerden aldıkları hasarlar ile ölüyorlar ve bunu görsel detay olarak size aktarıyorlar. Ölen düşmanlar ebediyete kavuştuktan sonra da bedenleri kazık gibi yerde durmuyor, sizin darbelerinize bağlı olarak parçalanabiliyor ve hareket edebiliyorlar.

 USG Ishimura’nın mekanları ise oldukça detaylı tasarlanmış. İçinizi sıkacak derecede dar ve birbirine benzeyen koridorları, beklenmedik düşmanlara oldukça gebe ve bu oyundaki gergin havayı en üst seviyeye çıkarıyor. Zemin detayından en ince kablosuna kadar oldukça kaliteli modellenen iç mekan, gerçeklik hissini en iyi şekilde veriyor. Oyunda zaman zaman geminin dışına, atmosferin olmadığı bölümlere çıkıyor. Bu anlarda ise uzayın derinliği, güneşin yansıttığı ışık ve özgürce sağa sola süzülen irili ufaklı meteorlar gene oldukça detaylı.

Gözümüze çarpan bir diğer özellik ise, oyunun ekranında hiçbir menü, cephane ve sağlık durumu gibi barların olmayışı. Yapımcıların tamamen gerçekçilik duygusu adına aldıkları bu karar, kesinlikle adresi buluyor. Oyunda cephanemiz silahımızın hemen üstünde hologram olarak durumunu gösteriyor. Sağlık durumumuz ise kostümümüzün sırtında mavi ve dört parçalı bir şerit olarak yer alıyor. Hemen yanında ise halka şeklinde bir bar var ve zamanı yavaşlatma özelliğimizin durumunu buradan görüyoruz. Kısacası, ekranda haritanızı açmadığınız sürece hiçbir yazı, bar veya benzeri birşey göremiyorsunuz.

Görsel açıdan oyunda birkaç ufacık hata dışında kusur bulamadığımızı söyleyebiliriz, detaylı işçiliği ile birçok oyunu açık ara geride bırakarak alkışı hakediyor Dead Space.

OYNANABİLİRLİK:

Dead Space, oynanabilirlik olarak kusursuza yakın olan ve aynı yapıyı daha sonra bir çok oyunun kullandığı gibi Resident Evil 4′ü kendine model almış. Oyunun genel yapısına en uygun olan bu yapı, aksiyona girdiğiniz anlarda en iyi ve en tepkisel kontrolleri sunuyor size. Omuz üstü kamera açısı ile en doğru atışları gerçekleştirebiliyorsunuz, dahası oyunun muhteşem grafiklerindeki detayları en iyi bu açıya geçtiğinizde görüyorsunuz. Oyuncuyu hiç zorlamayan bu yapı, akıcı bir oynanabilirlik sunuyor ve kesinlikle can sıkıcı anları kendinden uzak tutuyor. Aksiyona ve bulmacaları çözmemize olanak sağlayan diğer bir özelliğimiz ise; düşmanları veya objeleri yavaşlatabilme özelliği. Örneğin; üzerinize koşan yaratığı bu özelliği kullanarak yavaşlatabiliyoruz, ağır çekim halinde hareket eden yaratık tamamen savunmasız kalıyor, sizde böylece yaratığın beden coğrafyası üzerinde rahatça deneyler yapabiliyorsunuz :) . Aynı şekilde bazı bulmacalarda da kullanmamız gereken bu özellik, sınırsız değil. Koridorlarda bulacağımız bazı aparatlar sayesinde doldurmamız gerekmekte. Ayrıca istediğimiz nesneleri havaya kaldırıp istediğimiz noktaya koyabilme özelliğine de sahibiz. Bu özellikte düşmanlardan ziyade bazı bulmacaları çözmemizi, yolumuzu tıkayan objeleri çekmemizi ve erişemediğimiz objeleri kendimize çekmemizi sağlıyor. Oyuna çeşitlilik getiren bu iki özellik, hem zor düşmanları alt etmenizde, hem de bulmacaları çözerken kafayı çalıştırmanıza yardımcı oluyor.

Oyun, yapımcıların önceden söylediği gibi (Easy seviyesini seçmez iseniz), oldukça zorlayıcı olabiliyor. Zorluk yaratıklardan ziyade cephane konusunda kendini gösteriyor. Oldukça kısıtlı bulunan cephane, sizleri düşmanlara saldırırken kurşun boşaltmaktan ziyade taktik yapmaya itiyor. Bunu nasıl yapıyorsunuz kısaca açıklayalım. Üzerinize koşan bir Necromorph’un bacaklarına ateş edip yere düşürdüğünüzde yaratık bacakları koptuğu için size sürünerek ulaşmaya çalışacak. Bu durumda yaratığa iki üç el daha ateş edip cephanenizi bitirmek yerine, R2 tuşunun yardımıyla yaratığın üstüne sert bir şekilde basabilirsiniz. Özellikle doğru zamanlama ile bu tuşu kullanırsanız tek bir hamle ile yerdeki yaratığı öldürebilirsiniz. Oyundaki her bir düşmana bu taktiği uygulamanız cephane açısından bir nebze daha rahat olmanızı sağlayacaktır. Dead Space’in oyuncuyu zorlayan bu yapısı, sıkıcı olmaktan ziyade getirdiği saldırı taktikleri zorunluluğu sonucunda oldukça zevkli bir oyun tecrübesi sunuyor.

Cephane sıkıntısının getirdiği zorlukların dışında, bulmaca ve yolunuzu bulma açısından oldukça kolay bir oyun Dead Space. Bulmaca yapısı genelde gemide gerçekleşen teknik arızaları, bulundukları yere ulaşıp tamir ederek ekibin diğer üyelerine ve kendinize yol açmak şeklinde karşımıza çıkıyor. Birbirine benzeyen onlarca koridor içinde yolumuzu bulmamız zor olmalı diye düşünebilirsiniz, yanılıyorsunuz :) . Oyun bize öyle bir özellik sunmuş ki, oyunda ilerlerken kaybolan oyuncuyu şiddetle kınamakta fayda var. Clarke ile ilerlerken ve belli bir odaya ulaşmamız gerekirken R3 tuşuna tıklayarak geçici bir süreliğine çizgi şeklinde bir hologram beliriyor yerde ve izlememiz gereken yolu bize işaret ediyor. Bu özelliği sınırsızca ve istediğiniz an kullanabilirsiniz. Bu şekilde kaybolmanın imkansız olduğu oyun, görevin ne olduğuna aldırış etmeden ilerleyebilmenize olanak tanıyor. Kulağa eksi bir özellikmiş gibi gelen bu durumu yapımcılar bu durumu bazı tercihlerle ortadan kaldırmışlar. Bu çizginin size gösterdiği yolu izlerken karşınıza çıkan alternatif kapılardan ve yollardan özgürce geçebilirsiniz, böylece oyunda hayati önemi olan cephane, altın, silah-kostüm şeması gibi parçaları bulma şansınız var. Sürekli bu çizgiyi takip edip görevleri hızlıca yapmaktansa, mekanı keşfederek hem hayati parçalara ve cephaneye ulaşabilir, hem de oyunun ömrünü uzatabilirsiniz.

Dead Space, save sistemi açısından da oyuncuyu yormayan bir yapıya sahip. Oyun içinde karşılaşacağınız ve üzerinde fotoğraf makinesi resmi olan kutucuklarda oyunu save edebiliyoruz. Bu kutucuklar oldukça sık bir şekilde karşımıza çıktığı için, oyunda rahatlıkla ilerleyebiliyoruz. Yaratıklar tarafından öldürüldüğümüzde ise hemen kaldığımız noktadan oyuna başlıyoruz, bu da aynı koridorları tekrar geçmemek anlamına geliyor. Cephane açısından kıtlık çektiğimizde ve yaratıkların kalabalık şekilde saldırdıkları zamanlarda oldukça zorlayıcı olabilen Dead Space, bu tip kolaylıklar sayesinde oyuncuyu kendinden soğutmuyor.

Aynen save sisteminde olduğu gibi oyun içinde Store ve Upgrade adı altında iki farklı sistem daha var göreceksiniz. Belli odalarda rastlayacağınız Store bölümünde oyunda topladığınız altınları ve bazı mekanik parçaları satıyor, biriken parayla da cephane, enerji, oksijen tüpü alabiliyor ve kostümünüzün dirençliliğini arttırabiliyorsunuz. Asıl detaylar ise Upgrade yapabildiğimiz noktalarda saklı. Gene belli odalarda bulabileceğiniz Ugrade noktası ile tüm silahlarınızı ve kostümünüzdeki enerji barı-yavaşlatma barı gibi özellikleri topladığımız Nodge isimli parçalar yardımıyla güçlendiriyoruz. Silahların cephanesini, ateş gücünü ve etki alanını güçlendirebildiğimiz bu nokta, Ratchet & Clank: Tools of Destruction’daki silah upgrade etme özelliğine oldukça benziyor. Bu işlemi sakın önemsiz sanmayın, kullandığınız silahlara getireceğiniz en ufak güçlendirme bile yıkım etkilerini gözle görülür biçimde arttırıyor.

Oynanabilirlik adına eleştiri getirebileceğimiz tek nokta; zaman zaman Dead Space’in kendi tekrar etme hatasına düşmesi. Sürekli olarak aynı tip koridorlarda koşmak ve geçtiğiniz bazı yolları bazen iki hatta üç defa tekrar geçmek, zaman zaman rutin bir hava doğurabiliyor. Ancak oyun böyle anlarda beklenmedik düşman saldırıları gerçekleştirip hemen olumsuz havayı dağıtıyor. Mekan olarak tek bir gemiyi seçtiği için bu sıkıntının doğduğu gerçek, ancak oyun zaten yaratmak istediği boğucu atmosferi bu tekrarlarla daha da yoğunlaştırıyor. Belki de yapımcıların atmosfer açısından bilinçli bir tercihi olan bu durum, genel olarak oyuna bakıldığında çok sırıtmıyor.

Kısacası; tepkisel kontrolleri, hızlı ve detaylı aksiyonu ve az da olsa karşımıza çıkan ve asla zorlamayan bulmacalarıyla sorunsuz bir oynanabilirlik sunuyor.

KONTROLLER:

Kontroller alışması kolay bir şekilde tasarlanmış. Alışmak için 5 dakika ayırın kendinize, yeterli olacaktır. Tuşların ne işe yaradığını listeyelim sizler için;

- L1 tuşu ile silahımızı kaldırıyoruz,

- L1 tuşuna basılıyken R1 tuşuna basarak ateş ediyoruz,

- R1 tuşuna basarak yumruk atıyoruz,

- L1 tuşuna basılıyken R2 tuşuna basarak eğer var ise silahımızın alternatif gücünü ateşliyoruz,

- R2 tuşuna basarak kuvvetlice zemine basıyoruz,

- L1 tuşuna basılı iken X tuşuna basarak şarjör dolduruyoruz,

- X tuşuna basarak objeleri alıp kapıları açabiliyoruz,

- Kare tuşu sağlık paketlerini kullanmamızı sağlıyor,

- L1 tuşuna basılıyken Kare tuşuna basarak belirttiğimiz noktadaki obje veya düşmanı geçici süreliğine yavaşlatıyoruz,

- L1 tuşuna basılıyken Yuvarlak tuşuna basarak objeleri havaya kaldırıp istediğimiz noktaya fırlatabiliyoruz,

- Üçgen tuşu ile menümüzü açıyoruz (harita, cephane seçimleri bu menüden yapılıyor).

SESLER:

Dead Space, istediği etkiyi yaratmak adına sinirlerinizi bozacak ses efektlerine sahip. Zaten görsel açıdan yeterince tedirgin edici olan atmosferi daha da germek adına kullanılan ses efektleri istedikleri etkiyi başarılı bir şekilde yansıtıyorlar. Koridorlarda ilerlerken derinlerden gelen insan çığlıkları, konuşmalar, fısıltılar oyuncuyu geriyor. Hemen yanı başınızdaki duvarın arkasından gelen tıkırtılar, hırıltılar her an bir yerden yaratık fırlayacakmış hissi uyandırıyor, diken üstünde oynarken buluyorsunuz kendinizi.

Karakter seslendirmeleri de oldukça başarılı. Kahramanımız Clarke’ın cool olmak adına pek konuşmadığı oyunda, diğer karakterler oldukça canlı bir şekilde seslendirilmiş. Bulundukları zor durumu ve tedirgin edici anları başarıyla yansıtmış seslendirme sanatçıları.

Oldukça başarılı ses efektlerine ve karakter seslendirmelerine sahip olan Dead Space, atmosferin kusursuzca tamamlanmasını sağlamış. Özellikle 5 + 1 ses sistemi ile oynuyorsanız derinden sarsılmaya hazır olun :) .

SONUÇ:

Dead Space, beklentileri kesinlikle karşılıksız bırakmayan bir oyun olarak geldi ve bizi uzayın derinliklerinde korku ile başbaşa bıraktı. Birinci sınıf grafikleri, detaylı tasarlanmış ve ürkütücü düşmanları, rahat oynanabilirliği ile bu yılın en kaliteli işlerinden biri olan Dead Space, en korkutucu oyun iddiasını tam olarak yerine getiremese de hakkını vermek lazım, ellerimizde tırnak bırakmadı itiraf ediyoruz ki. Yüksek şiddet içermesi ile küçük yaştaki oyunculardan kesinlikle tutulması gereken oyun, vahşeti ve kanı bir an için bile eksik etmiyor ekranlardan.

Şu an için PS3′te oynayabileceğiniz en iyi korku-aksiyon oyunu diyebileceğimiz Dead Space kesinlikle ıskalanmaması gereken bir oyun. Ayrıca kalitesi ve satış başarısı ile seri olma ihtimali oldukça kuvvetli -ki böyle bir haber bizleri deli gibi sevindirir.

 

Sunum: 9.2 / 10
Grafikler: 9.5 / 10
Oynanabilirlik: 8.9 / 10
Sesler: 9 / 10
GENEL: 9.2 / 10

ARTILAR:

- Mükemmel grafikler
- Oyuncuyu yormayan oynanabilirlik
- Yer çekimsiz ortamda geçen bölümler
- Başarılı ses efektleri
- Orijinal silahlar ve kostüm tasarımı
- Gittikçe derinleşen ve kimliğini kazanan senaryo
- İnanılmaz düşman tasarımları
- Detaylı vücut parçalanma animasyonları

EKSİLER:

- Bazen kendini tekrar eden bölüm tasarımları
- Bir yerden sonra korkutuculuğunu yitirebilmesi
- Yüksek şiddet oranı her oyuncuyu çekmeyebilir



Bu Yazılarda İlginizi Çekebilir




Dead Space İncelemesi yazısı için 12 Yorum var
  1. Olumsuz -1 Olumlu +1mchebi
    :
    Tarih: Ekim 23rd, 2008 19:11

    güzel bir inceleme olmuş oyunu bu kadar kısa süre içinde yayınlaman gerçekten çok iyi bende oynuyorum 10. bölümdeyim bitiyor galiba oyun ama gerçekten çok iyi kesinlikle oynanması gereken bir oyun grafikler muhteşem silahlar harika az olmasına rağmen geliştirme özelliği filan herşey çok iyi alın oynayın

  2. Olumsuz -1 Olumlu +1the tool
    :
    Tarih: Ekim 26th, 2008 21:32

    gerçekten mükemmel bir oyun grafikleri olağanüstü olmuş yaratıklar öyle beklenmedik yerlerden çıkıyorki altınıza edersiniz mesele yerçekimsiz ortamda yaratığı öldürün yaratık havada kalıyo bide yaratıkların her yeri kopuyo ben 10üzerinden 9.8 verdim kesin alın metal gear solid4 le beraber en iyi ps3 oyunu

  3. Olumsuz -1 Olumlu +1beyourselfmrt
    :
    Tarih: Ekim 31st, 2008 20:26

    Ya kaç gündür videolarını izliye izliye bitirdim oyunu resmen bi alamadım oyunu ya.Bütün oyunlar aynı anda çıktı + dolar 1.56 ya çıktı bi zevkimiz vardı onunda içine ettiler

  4. Olumsuz -1 Olumlu +1tool
    :
    Tarih: Kasım 3rd, 2008 09:34

    beyourselfmrt bu oyunu en öne almanı tavsiye ederim :) . Gerçekten yeni nesil tanımını hakeden bir oyun. Elbette özgün olma konusunda orijinallikten biraz uzak duruyor ama oyuncuya verdiği zevk tartışılmaz. Devam oyunu da yapılacağı kesinleşti sanırım, 2. oyunda çıtayı yükselteceklerine eminim, çünkü ne yaptığını bilen bir ekibin oyunu Dead Space.

  5. Olumsuz -1 Olumlu +1beyourselfmrt
    :
    Tarih: Kasım 6th, 2008 14:23

    Tmm ilk sıraya koydum bu oyunu yakında alırım inşallah :D

  6. Olumsuz -1 Olumlu +1kemal
    :
    Tarih: Kasım 22nd, 2008 18:33

    ya ben oyunu açtım fakat ekran durmadan dönüyorr neden

  7. Olumsuz -1 Olumlu +1tool
    :
    Tarih: Kasım 22nd, 2008 19:48

    ekran nasıl dönüyor biraz açar mısın?

  8. Olumsuz -1 Olumlu +1yener
    :
    Tarih: Ocak 6th, 2009 12:01

    Dead Space, bana göre Fallout 3′le birlikte 2008 yılının en iyi oyunudur. Korku severlerin muhakkak oynaması gereken bir numaralı harika bir klasiktir. Hararetle tavsiye ediyorum.

  9. Olumsuz -1 Olumlu +1tool
    :
    Tarih: Ocak 6th, 2009 15:41

    sana katılıyorum yener, 2008 senesinin en iyi üç oyunundan biridir benim için Dead Space. Geçen gün beni haberdar ettiğin Dead Space sitesi için de tekrar teşekkür ederim :) . Siteyi inceleye inceleye gaza geldim ve üçüncü kez başladım oyuna. Şimdiki amacım ilk olarak panoda gördüğümüz bilinmeyen alfabeyi ingiliz harfleriyle eşleştiren panoyu not almak ve özellikle 10. bölüm dolaylarında insanların bu bilinmeyen dille yazdıklarını deşifre etmek :)

  10. Olumsuz -1 Olumlu +1tuna
    :
    Tarih: Mart 13th, 2009 20:16

    tamam oyun cok güzel şu anda oynuyorum ben ama metorlu bölümü bir türlü gecemedim üzerime bir sürü meteor yagıyor ben bir sandelyeye oturuyorum silaha baylı meteorları durdurmaya calışıyorum ama cok fazlalar o bölümü nasıl gecicem iki gündür uraşıyorum fakat bir türlü gecemedim

  11. Olumsuz -1 Olumlu +1RadiSkull
    :
    Tarih: Mart 14th, 2009 12:18

    bende zorlanmıştım baya ama biraz alıstırmayla geçtim normal olarak meteorları vurcaksın ama biraz daha seri olman lazım baya bi ölmüştüm sonuçta başardım ama gerçekten zorlayıcı ve sıkıcı bi bölüm :)

  12. Olumsuz -1 Olumlu +1vedat
    :
    Tarih: Şubat 20th, 2010 22:29

    güzel bir oyun olmuş yapanların ellerine saglık düşüncelerinede.2.bölümü geçemedim bana yardım cı olurmusunuz boşlukda adamları alıyom ama bi türlü köprü bir araya gelmiyo .teşekkürler şimdiden

Yorum Yaz

PST, Facebook ve Twitter'da!
 
ModNation Racers Beta İncelemesi
Uncharted 2 Multiplayer Demo İncelemesi
MAG Beta Ön İnceleme
PS3 Slim'e İlk Bakış
Batman: Arkham Asylum Ön İnceleme
< Tüm ön incelemeler için tıklayın >


God of War III Trophy Listesi
Bioshock 2 Trophy Listesi
Dante's Inferno Trophy Listesi
The Saboteur Trophy Listesi
Modern Warfare 2 Trophy Listesi
< Tüm hile ve ipuçları için tıklayın >


SON YAZILAR
sds
Marka ve logolar ilgili firmaların tescilli ürünleridir.
PST© logosu, site tasarımı ve içeriği PSTurkiye.com adına tescillidir. Her hakkı mahfuzdur.
Haberler | İnceleme | Ön İnceleme | Hile ve İpuçları | Tam Çözüm | Blu-Ray | Donanım | Rehber | Forum | Hakkımızda | İletişim
Creative Commons License.

Bu blog BloggerV.com üyesidir.