sds
Haberler İnceleme Ön İnceleme Oyun Hile ve İpuçları Tam Çözüm Blu-Ray Donanım Rehber İletişim Forum
Özel Arama
Remember me    Şifremi Unuttum
İNCELEME



 LittleBigPlanet İncelemesi
 Yazar: tool | Kategori: İNCELEME | Tarih: 14 Kasım 2008, 17:19

LittleBigPlanet ismini duymayan oyuncu kalmamıştır herhalde. Bir sene boyunca fuarların tartışmasız yıldızı olan oyun geçen hafta piyasaya tüm şirinliği ile çıktı ve hiçbir oyunun beceremediği kadar yüksek oranda ortak beğeni kazandı.

 

 

Sony’nin oldukça mantıklı bir karar alıp her türde oyuncuya hitap edecek tarzda bir oyun yarattı Media Molecule ile birlikte ve turnayı gözünden vurdu. Zaten firmanın bu tip bir oyun düşlediğini PS3 ilk çıktığı zamanlarda yaptıkları söylemlerden hatırlayabiliriz. Artık neredeyse her oyunun sahip olduğu şiddetten tamamen uzak, oyuncuların içindeki yaratıcı gücü ortaya çıkaracak, tüm şirinliğine rağmen asla sadece çocuklara ait olmayan bir oyun LittleBigPlanet. Peki onu bu kadar özel kılan nedir?

Öncelikle bu başarının ardında Media Molecule’un çok renkli yapım ekibinin başarısı yatıyor. Renklilikten kastımız sadece ekibin engin hayalgücü değil. Farklı kültürlerden gelen insanlardan oluşuyor Media Molecule öncelikle. Bu farklılık, uyum sağlandığı anda çok renkliliği ve sonsuz yaratıcılığı da beraberinde getiriyor kaçınılmaz bir şekilde. Tüm bu yaratıcılık oyunun her bir karesinde hissedilebilir, bu da kendi bölümlerimizi tasarlama imkanı veren oyunda bizlere de esnek bir rahatlık ve yaratma gücü veriyor. Peşinen söyleyelim; LittleBigPlanet eşsiz bir oyun, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Yeni nesil konsolların ulaşması gereken zirveye çıkmış bir oyun. Aslında sunduğu uçsuz bucaksız yaratıcılığı ve engin hayalgücü ile detaylı bir şekilde incelemenin çok zor olduğu bir oyun LittleBigPlanet ama her bir detayını incelemeye çalışalım şirinlik muskası sackboylarımızın;

 

SUNUM – GENEL:

LittleBigPlanet, görsel sunum olarak bakıldığında kolay kolay rastlayamayacağınız derecede başarılı. Yüksek şirinlik oranı ilk başlarda maskülen bünyenize ters gelebilir, aman erkeklik gururunuza yenilmeyin (bayan oyuncular zaten bu yazıyı okumak yerine oyunun her bir köşesini keşfetmeye çalışıyorlardır) ve elinizdeki gereksiz oyunları bir kenara itip meydanı bu çılgın peluşlara bırakın. 

LittleBigPlanet’ı ilk açtığınız anda direkt olarak oyuna giriyorsunuz. Henüz tarafınızdan yaratılmamış bir sackboy boş ve karanlık bir platforma düşüyor ve direkt olarak oyunun temel kontrollerinin ve dinamiklerinin size kısa videolar aracılığıyla anlatıldığı bölümde ilerliyorsunuz. Adım adım karakter yaratım süreci, bölümlere sticker veya resimlerin nasıl yapıştırılacağı gibi oyun boyunca sıklıkla kullanacağınız temel öğeleri öğreniyorsunuz.

 

Bu kısa eğitimin ardından sackboyunuz Pod isimli odacığına kavuşuyor. Bu odacık sizin herşeyiniz. Buradan tek kişilik öykü, online, dünya yaratımı, diğer kullanıcıların yarattığı dünyalar gibi birçok moda ulaşabilirsiniz. İlk seferden sonra oyunu her açtığınızda direkt olarak bu Pod’da bulacaksınız zaten kendinizi.

Görsel olarak renk festivali olan oyun, bölüm tasarımları ile uçuk oyuncuların aklını başından alacaktır kesinlikle. Görselliğe ek olarak; Media Molecule eşsiz bir şarkı listesi oluşturmuş oyun için. Her bölümün havasına uygun olan bu şarkı listesi, paslanmış kulaklara da ilaç niteliğinde. Görsellik ve müzikler o kadar renkli ve uyum içinde ki, neşenizin Kaf Dağı’na kaçtığı bir günde bu oyunu oynayın, kendinize gelmezseniz yapacak tek şey doktorunuzdan randevu almak.

LittleBigPlanet, tek kişilik oyun modu dışında sınırsız oyun seçeneklerine sahip. Öncelikle daha sonra detaylandırmaya (zor da olsa) çalışacağım yaratma kısmından bahsedelim. Media Molecule oyunculara LittleBigPlanet tanrısı olmak gibi bir ayrıcalık sunuyor. Tüm ipler sizin elinizde burada, kısıtlı gibi gözüken 2D platforma yaratabileceklerinizin sınırı yok. İlk başta karışık ve zor gözüken bu yaratım süreci, üzerine eğilir ve sanal ortamda destek alırsanız kısa sürede oldukça basitleşiyor ve kafanızdaki düşünce baloncuğunda beliren uçuk kaçık mekanları oyunda yaratabiliyorsunuz.

Diğer bir güzellik ise oyunun online arenadaki esnekliği. Yarattığınız her bölümü tıpkı diğer oyuncular gibi net üzerinden paylaşabiliyor, beraber oynayabiliyorsunuz. Tek kişilik görev modunu bile online olarak başka oyuncularla oynayabilme imkanı sunuyor LittleBigPlanet. Zaten oyunun ağızları açık bırakan esnek yapısına kısa yoldan şahit olmak istiyorsanız, hemen diğer kullanıcıların yarattıkları bölümlere bakın derim. Birbiriyle alakasız onlarca konsept üzerine kurulmuş bölümler göreceksiniz. Yarış, platform, müzik gibi farklı dalları temel alan bölümleri görünce önce oyunun büyüklüğünü, daha sonra da içinizde hemen bir bölüm tasarlama isteği uyandığını hissedeceksiniz. Dilerseniz oyunun sunduklarını bol bol başlık kullanarak açalım biraz;

 

ÖYKÜ:

LittleBigPlanet, aslında derin ve detaylı bir öyküye sahip değil, olmasına da gerek yok :) . Tek kişilik Öykü modunda dünya üzerinde beliren fotoğrafların içine girerek buradaki mini-bölümleri tamamlamamız gerekiyor. Her ana bölüm kendi içinde ufak bir öyküye sahip ve genelde kullandığımız sackboy’dan yardım isteniyor. Biz de bunları başarıyla yerine getirmek için koşturup duruyoruz.

Daha önce hiçbir oyunda rastlamadığım şekilde LittleBigPlanet kendi küçük öykümüzü yaratmamıza olanak tanıyor. Bölümleri yaratırken tamamen kafanızda kurduğunuz bir hikayeyi veya sevdiğiniz bir filmi kullanabilirsiniz. Burada yazarak çok net açıklamak imkansız, oyunu oynayıp görmeniz gerekmekte. En son oynadığımda bir kullanıcı ormanı yokeden bir canavarı yoketmem için benden yardım isteyen köylüleri tema alan bir bölüm tasarlamıştı, işin sonunda bu canavara tırmanmam gerekiyordu. Buralarda bölümü yaratan oyuncu resmen Shadow of Colossus isimli muhteşem oyunu referans almıştı. Başka bir örnek vermek gerekirse; bir kullanıcı Guns’n Roses’ın Sweet Child O’mine isimli klasik şarkısını konu alan bir bölüm tasarlamıştı.

Sonuç olarak LittleBigPlanet yoğun bir senaryosu olmayan, ama sahip olduğu yapı itibariyle de buna ihtiyacı olmayan bir oyun. Kendi bölümlerinize kendi öykünüzü yaratma imkanı sunması bile bu oyunu başlı başına bir klasik yapıyor.

 

GRAFİKLER:

LittleBigPlanet, birçok oyunun ulaşmaya çalıştığı gibi görsel açıdan yüksek gerçeklik amacına sahip olmadığı için ilk başta aklınızı almayabilir. Ancak oyun içinde geçirdiğiniz bir saatten sonra kendinizi ekrandaki şenliğe kaptırmış bulabilirsiniz. 2D-3D arasında gidip gelen bölümleri, şekerlik konusunda hiçbir karakterin ellerine su dökemeyeceği sackboylar’ı ile ışıl ışıl parlıyor oyun.

Sackboy’lara burada ayrı bir yer açalım. Bu ufak peluş karakterler ciddi anlamda şirinler. Nintendo için Mario ne ise, uzun vadede Sony içinde bu sackboy’lar o kadar önemli olacak. Zaten Sony’de bu karakterleri kendine firma yüzü seçerek oyuna ne kadar önem verdiğini kanıtladı. Bölümleri oynarken size şımarıklık yapan sackboy’lar, yön tuşları yardımıyla birçok farklı ruh haline de bürünebiliyorlar. Oynadığınız bölüme uygun ruh haline büründürdüğünüzde oldukça komik görüntüler sunan peluşlar, yüzünüzden gülümsemeyi asla eksik etmiyor. Örneğin; Frida’nın gelecekteki koca adayını aradığımız bölümde hayaletlerle karşılaşıyoruz, burada karakterimize korkmuş bir ruh hali verdiğimizde ayakları elleri titriyor, yüzünde korkmuş bir ifade oluşuyor. Onlar korkabilir ama siz bu görüntü karşısında gülüyorsunuz.

Ayrıca sackboy’ların dış görünüşlerini sürekli değiştirebiliyoruz. Burada da ufak detaylar oyuncuların hoşuna gidebilir. Örneğin pos bıyıklı sackboyunuza gelinlik (!) giydirdiğinizde koşarken uzun duvağın arkanızdan salınması gibi birçok detay mevcut grafiklerde. Ayrıca alev, duman, su gibi efektlerde oldukça başarılı.

Mekanların tasarımları ise gene oldukça renkli ve özgün. Dünya üzerindeki her kültüre bir şekilde dokunan bölümler, yaratıcılıklarıyla gözlere bayram niteliğinde. Peluş sackboy’ların aksine bölümlerdeki tüm yapılar, objeler ve kimi düşmanlar karton gibi tasarlanmış. Ayrıca oyun içindeyken kazandığınız stickerları menünüzden seçip istediğiniz yere istediğiniz şekilde yapıştırabiliyorsunuz.

Görsel açıdan eleştirebileceğimiz noktalar yok denecek kadar az olsa da bir iki tane gözümüze çarpıyor. Mesela karakterlerimizin el ve baş hareketlerini de kumandamız yardımıyla biz gerçekleştiriyoruz ancak bu anlarda kolumuz kafamızın içine girebiliyor. Grafiklerin iç içe girmesi gibi hataları da sackboy’ların şirinliği adına unutuveriyoruz, yazmadım sayın siz :) .

LittleBigPlanet’ın görsel kalitesi teknik detaylarda da kendini gösteriyor. Oyun kolay kolay takılma yaşatmıyor size. Online olarak dört oyuncuyla oynarken bile takılmalar yok denecek kadar az. Ayrıca sizin tasarladığınız bölümler de görsel açıdan Media Molecule’un tasarlayıp sunduğu bölümlerden aşağıda kalmıyor. Sanki piyasaya çıkan oyunu da siz tasarlamışsınız gibi bir havaya kapılabilirsiniz :) .

Görsellik olarak baktığımızda capcanlı, renkli ve eğlenceli bir oyun LittleBigPlanet. Şirin grafikler ve karakterler oyuncuların neşe katsayısını yüksek tutmak gibi güzel bir görev görüyorlar. Bu arada sürekli oyunun şirin olduğundan bahsediyorum, bu şirin kelimesi sakın yanlış anlaşılmasın tekrar belirtmek isterim. LittleBigPlanet asla bir çocuk oyunu değil, zorlaşabilen oyun yapısı ve ilk başta karışık gelen yaratma süreci bunu kanıtlıyor zaten.

 

OYNANABİLİRLİK:

Media Molecule platform türünün 80′lerdeki 2 boyutlu dönemine hayranlık duyuyor şüphesiz. 2D oyunların naifliğini tamamen üzerine giyen LittleBigPlanet, oyun içindeyken iki boyutu kıracak dinamiklere sahip. Kısaca açalım; yan yana duran üç adet çizgi düşünün, karakterimiz çizgi üzerinde ileri geri hareket edebiliyor, ayrıca bu üç çizgi arasında da geçiş yapabiliyor. Oyunda her bölümde bu üç kademeli geçişi yapabiliyorsunuz, bu da hem gizli olan parçaları toplamanıza, hem de önünüzdeki engelleri aşmanıza yardımcı oluyor.

LittleBigPlanet her ne kadar oyuncuyu zorlamamaya özen gösterse de, bazı bölümlerde gerçekten zorlaşabiliyor. Sabır testi niteliğindeki bu anlar sizi asla uzun süre oyalamıyor. Bunda da oyunun kolay kontrollerinin faydası büyük. Asla can sıkmayan, tepkileri yerinde kontroller sayesinde eski platform oyunlarının tadını hissediyorsunuz.

Oyunun ömrü konusunda abartmakta serbestiz, çünkü oyun bizi inanılmaz derecede özgür bırakıyor. O yüzden abartıyorum sıkı durun; oyunun ömrü sonsuz. Gerçi yapımcılar oyunun ikincisinin yapımına başladıklarını açıkladı. Her ne kadar daha ne gibi bir yenilik yapacaklarını kestiremesem de, ikinci oyun haberi oldukça güzel. O yüzden ikincisi çıkana kadar bu oyunu oynamakta serbestsiniz :) .

Yaratım sürecinin detaylılığından bahsetmiştik. Ancak burada belirtmemiz gereken bir durum var. Oyunun senaryosunu oynarken baloncuk şeklinde objeler toplamanız gerekiyor. Bu balonlar size çeşitli objeler, stickerlar, resimler ve duvarkağıtları kazandırıyor. Siz topladıkça bu objeler menünüze ekleniyor ve istediğiniz zaman seçip sağa sola yapıştırabiliyorsunuz. Bu yapıştırma işlemini durduk yere zevkinize göre yapabilirsiniz ama kimi yerlerde bölümde ilerlemeye devam edebilmeniz için de sizden istenen yerlere gerekli stickerları yapıştırmanız gerekiyor.

Neyse asıl anlatmak istediğimden uzaklaşmayayım; topladığınız objeler, bölüm yaratmak istediğinizde de size sunuluyor. Yani tek kişilik oyun modunda ne kadar çok obje toplarsanız, bölüm yaratmak istediğinizde de o kadar çok objeye sahip oluyorsunuz. O yüzden en akıllıcası bir an önce öykü modunu oynayıp bitirip yeterince fazla objeye sahip olmak olacaktır. Yoksa birkaç bölüm oynayıp, kendi tasarımınızı yaratmaya çalıştığınızda oldukça kısır nesnelere sahip olacağınızdan yaratacağınız bölümden de hayır gelmeyecektir.

Bunun dışında sackboy’larımızın dış görünüşünü de gene bölümlerden topladığımız balonlar yardımıyla istediğimiz şekilde değiştirebiliyoruz. Her ne kadar oyunun size sunduğu kadar değişiklik yapabilseniz de, seçeneklerin oldukça fazla olması sayesinde, daha kişisel karakterler yaratmanız mümkün. Yarattığınız karakterleri menünüze kaydediyorsunuz, böylece oyun içinde istediğiniz zaman bir diğer karakterinize geçiş yapabilirsiniz.

LittleBigPlanet’ın save sisteminden de bahsedelim. Checkpoint tarzını benimseyen oyunda, oynadığınız bölümde ilerledikçe fonda halkalar göreceksiniz. Yanından geçtiğinizde parlak beyaz ışık yakan bu halkalar sizin bölüm içindeki save noktanız. Karakteriniz öldüğünde (ölmek kelimesi bu oyuna yakışmıyor aslında) en son geçtiğiniz halkanın içinden çıkıp bölüme kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Oh ne rahat o zaman diye düşünüp fazla rahat oynamamanızı tavsiye ederim çünkü iki save noktası arasında belirli sayıda cana sahipsiniz. Bunu anlamak için de en son geçtiğiniz halkadaki beyaz çembere dikkat etmeniz gerekli. Beyaz ışık siz her öldüğünüzde belli oranda kısalıyor, tamamen söndüğü zaman tüm haklarınızı bitirdiniz demektir ve bölümü en baştan yapmanız gerekiyor. Eğer iki üç defa can verdikten sonra bir sonraki save noktasına başarıyla ulaşırsanız, can sayınız da otomatik olarak tekrar yükseliyor.

 

ONLINE ARENA:

Media Molecule, her ne kadar çeşitli aksaklıklar yaşatsa da oldukça geniş ve canlı bir online dünya kurmuş durumda kısa sürede. Binlerce oyuncu yarattıkları bölümleri paylaşıyor, gene bu bölümleri veya oyunun öykü modunu birlikte oynuyorlar. Online arenadaki aksaklıklar ise zaman zaman sunuculardan düşmeniz veya telif problemleri yüzünden yaşanan habersiz bölümlerin yapımcı tarafından silinmesi şeklinde açıklanabilir. Ancak bir hafta içinde üç defa yama alan oyun, kısa süre içinde tüm bu problemlerden arınacak gibi gözüküyor.

Ayrıca oyuna başladığınız andan itibaren oyuncuların yarattıkları bölümleri hiçbir yükleme veya bekleme olmaksızın Pod’unuzdaki dünyanın üzerinde görebiliyor, istediğiniz an bu bölümleri oynayabiliyorsunuz. Şaşırtıcı derecede aktif olan bu özellik sayesinde oyunun öykü modunu bitirseniz bile asıl parti sonra başlıyormuş gibi bir durum söz konusu. Sanki bluray diske yüklüymüşçesine rahatça ulaşılan kullanıcı bölümleri, sundukları çeşitlilik ile de uzun saatleri garanti ediyor. Kullanıcı bölümlerini oynadıktan sonra 1′den 5′e kadar puan veriyor ve yorumunuzu ekliyorsunuz. Bu da beraberinde ister istemez popülerlik derecesini getiriyor. Birçok kullanıcı tarafından oynanan ve puan ortalaması yüksek olan bölümler, ekrana gelme sırasında öncelik kazanıyor ve kendi içinde ün yapabiliyor. Yapımcılar ileride oyuncuların ufak bedeller karşılığında bölümlerini satabileceğini de belirtmiş durumda. Böylece popüler olan bir bölüm sayesinde ufakta olsa para kazanmanız mümkün olabilir :) .

Kullanıcıların bölümlerini de çoklu olarak oynayabiliyorsunuz. Bölüme başlamadan tek veya çoklu oynama seçenekleri sayesinde istediğiniz şekilde bölüme başlıyorsunuz. Sizin oynadığınız oyuna sonradan katılan oyuncular, bölüm bittiğinde sizden kopmuyorlar. Pod’unuzda sizinle beraber bekliyorlar ve sizin seçeceğiniz bir sonraki bölüme otomatik olarak dahil oluyorlar.

 

BÖLÜM YARATMA:

LittleBigPlanet’ın kalbi burada yatıyor. Bir yıldır her fırsatta oyunun bölüm yaratmadaki esnekliğinden bahseden yapımcılar, kesinlikle iddia ettiklerinin altında kalmamışlar. Bölüm yaratma kısmına gene Pod’unuzdan ulaşıyorsunuz. Ekranda beliren dünyaların sağda duranı sizin özel dünyanız. Burada yarattığınız bölümleri bulabiliyor, sıfırdan bölümleri gene burada yaratıyorsunuz.

Yaratma süreci ilk başta oldukça sıkıntılı gelebilir, erken pes etmeyin sakın. Biraz zaman tanıyarak, sabırla eğitim videolarını izleyerek kısa sürede alışıyorsunuz. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi öykü modunu yoğun bir şekilde oynayıp bitirmekte ve olabildiğince çok obje toplamakta da fayda var. Ne kadar çok objeniz olursa yaratım esnasında da seçenek bolluğuna bağlı olarak o kadar esnek davranabiliyorsunuz.

Bölüm tasarlamanın tüm dinamiklerini burada açık bir şekilde anlatmam imkansız. O yüzden kısaca bilgi verip en azından fikir sahibi olmanıza yardımcı olmam daha iyi olur. Yeni bir yaratma sürecine başladığınızda, size ucu bucağı olmayan boş bir alan veriliyor. Tek tuş yardımıyla sackboy’umuzu uçuruyoruz, böylece bulunduğumuz mekanın her açısını en hızlı bir şekilde gezebiliyor, kurduğumuz yapıları yüksek bölgelere kadar tasarlayabiliyoruz. Son durumu kontrol etmek için de gene aynı tuş yardımıyla yere ayak basıyor ve ilerleyerek yarattığımız bölümü test ediyoruz. Oldukça az sayıda tuş ile birçok hareketi yapabilmekteyiz. Bu kolaylık elbette ilk başlarda size güzel yüzünü göstermiyor. Sıkıntı veren ve dişle soyulmuş hıyara benzeyen ilk birkaç tasarımınızdan sonra gittikçe eliniz alışıyor ve daha kaliteli işlere imza atmaya başlıyorsunuz.

Yaratım sürecinde hoş bir ayrıntı da PS Eye’ı etkili bir şekilde kullanabilme özelliği olmuş. Oyun içinde kameranız takılı ise istediğiniz zaman fotoğrafınızı çekip bölümlere yapıştırabiliyorsunuz. Ama sakın edepsiz işlere kalkışmayın, moderatörler tarafından bölümünüz hemen siliniyor, dahası online arena da kısıtlama bile yiyebiliyorsunuz kullanıcı olarak.

Burada bir web sitesinin adını anmak sizler için faydalı olacaktır; www.littlebigworkshop.com . Bu resmi sitede hem yaratım süreçlerine ait videolar izleyebilirsiniz, hem de basit proje taslakları yaratıp print edebilirsiniz. Bu basit taslaklar sayesinde kafanızda temel bölümleri basitçe tasarlayabilir, aldığınız çıktı ile oyun içindeyken daha planlı bir şekilde bölüm tasarlayabilirsiniz. Özellikle ilk başlarda sıkıntı veren yaratım sürecinde size yararı dokunacaktır, bir kenara not edin.

 

KONTROLLER:

LittleBigPlanet oldukça sade ve basit kontrollere sahip. Hazır bölümleri oynarken yeterince rahat olan kontroller, bölüm tasarlarken veya oyun içindeyken sticker ve resim yapıştırma gibi işlemleri yaparken asla zorlanmıyorsunuz.

Oyun içindeyken kare tuşu yardımıyla herşeyi yapabilmemize olanak tanıyan menümüzü açıyoruz. Bu menünün içinde karakterimizin görünüşünü değiştirebiliyor, kazandığımız tüm objelere ve bölümlerde bulunan objeler üzerinde oynamamıza olanak tanıyan seçeneklere ulaşabiliyoruz. Ayrıca oyunda ilerlediğimiz anlarda bile karakterimizin kol ve baş hareketleri bize bağlı. Oyun için önemsiz ama görsel açıdan oldukça komik anlara sahne olabilirsiniz bu şekilde. L2 tuşu ile sol, R2 tuşu ile sağ kolumuzu kaldırıyoruz ve gene sol ve sağ analoglar yardımıyla kollarımızı hareket ettiriyoruz. Bu hareketlerle sackboy’unuza Elvis hareketleri bile yaptırabilirsiniz :) . Ayrıca kumandamızın hareket algılama özelliği sayesinde hangi yöne eğim verirsek sacboy o yöne kafasını eğip kaldırıyor.

Sackboy’larımız oyundaki birçok objeye tutunma yeteneğine sahip. Bölümlerin birçoğunda bu özelliği kullanıyoruz. Ufak bir Tarzan edasıyla daldan dala, süngerden süngere atlayabiliyoruz. Ayrıca ufak objeleri bu şekilde tutarak istediğimiz yere sürüklüyor ve ulaşamadığımız yerlere çıkabiliyoruz.

Kısaca genel tuş yapısından bahsedelim;

- X tuşu ile zıplıyoruz,

- R1 tuşu ile objelere tutunuyoruz,

- Kare tuşu ile menümüzü açıyoruz,

- Menü açıkken X tuşu ile istediğimiz seçeneği seçiyoruz,

- Yön tuşları ile sackboy’umuzun ifadesini değiştirebiliyoruz,

- L2-R2 tuşları ile karakterimizin kollarını hareket ettirebiliyoruz,

- Bölüme sticker veya obje yapıştıracağımız zaman sol analog ile objeyi hareket ettirebiliyor, sağ analogu sağa sola çekerek yönünü değiştirebiliyor, yukarı aşağı çekerekte objeyi büyültüp küçültebiliyoruz,

- Objeleri yapıştırmak için X tuşuna basıyoruz,

- R3′e basarak istediğiniz objeyi ters açıya çeviriyorsunuz.

 

SESLER:

Oyun, genel yapısına ihanet etmeyecek şekilde cıvıl cıvıl seslere sahip. Sackboy’lar bulundukları duruma göre komik sesler çıkarıyorlar. Bölümlerde de oldukça komik ve canlı sesler duyuyorsunuz. Yay sesleri, karton karakterlerin homurtuları gibi detaylar oldukça esprili.

 

Sesler bölümündeki en önemli detay ise şarkı listesinde yatıyor. Dünya çapında tanınmamış veya az bilinen birçok grup ve şarkıcının şarkıları burada. Hepsi birbirinden güzel ve eğlenceli şarkılar, kullanıldıkları bölümlerle de inanılmaz uyum içindeler. İşin güzeli bu şarkı listesi bölüm tasarladığınız zaman da sizin hizmetinizde, istediğiniz parçayı bölümünüze yapıştırabiliyorsunuz.

 

SONUÇ:

LittleBigPlanet kesinlikle yeni nesile çıkmış en iyi oyunlardan. Oyunculara sunduğu uçsuz bucaksız yaratım özelliği ve renkli dünyası ile kayıtsız kalmanın imkansız olduğu bir klasik. Görsel-işitsel açıdan pozitif duygular uyandıran oyun, bölüm tasarlama konusunda aylarca elinizden bırakamayacağınız kadar yoğun içerik sunuyor. Online arenada kurduğu geniş topluluk ile de yeni nesilden beklediğimiz yenilikleri sunarak kesinlikle gördüğü ilgiyi hakediyor. Renkli, cıvıl cıvıl oyunlardan hoşlanmayan oyuncuların bile kesinlikle şans vermesi gereken LittleBigPlanet, PS3′e özel bir inci. Ayrıca böyle sıkıntılı geçen bir hayatta yüzümüzü bu kadar güldürecek, saatlerce eğlendirecek birşey pek kalmadı.

Sunum: 9.5 / 10
Grafikler: 9.5 / 10
Oynanabilirlik: 9.8 / 10
Sesler: 9.8 / 10
GENEL: 9.6 / 10

ARTILAR:

- Rengarenk grafiklere, cıvıl cıvıl seslere sahip dünya
- Eşsiz bölüm yaratma özelliği
- Kısa sürede genişleyen online topluluk
- İnanılmaz şirin sackboy’lar
- Oyuncuya sunulan sonsuz özgürlük

EKSİLER:

- Çok nadir de olsa görülebilen grafik hataları
- Bazı bölümlerin sabır zorlayacak derecede zorlaşabilmesi
- Bölüm yaratma sürecine alışmanın biraz zaman alması

 



Bu Yazılarda İlginizi Çekebilir




LittleBigPlanet İncelemesi yazısı için 5 Yorum var
  1. Olumsuz -1 Olumlu +1RadiSkull
    :
    Tarih: Aralık 6th, 2008 13:03

    harika bi oyun kesinlikle alıp oynanmalı erkekliğinizi bi kenara bırakıp cocuk gibi eğlenmeye bakın :) vee gercekten harika ve son derese eğlenceli bir oyun alın alın alın bi ara birlikte oynayalım hatta :)

  2. Olumsuz -1 Olumlu +1Cloud_Strife
    :
    Tarih: Şubat 14th, 2009 18:48

    Bende sonunda oyunu aldım. Muhteşem bir şey, aralıksız oynuyoruz. 2 tane daha kol acil bulmam lazım, 4 kişilik zevkin 4′e katlacağına kesinlikle eminim. :D Oyun ciddden epey yenilikci ve özgür bir oyun, her şey haraketlerimize bağlı, muhteşem bir eser cidden ve hiç bitmeyecek soluksuz bir oyun. Sackboyların haraketleri; yüz mimikleri yok mu? İnsanı en kötü gününde mutlu edercesine eğlenceli. :D Şahsen verdiğiniz nota katılıyorum. İnceleme için de ayrıca teşekkürlerimi sunarım.

  3. Olumsuz -1 Olumlu +1tool
    :
    Tarih: Şubat 16th, 2009 13:57

    kesinlikle muhteşem bir oyun cloud :) kendi bölümünü tasarlamak zor olsa da birşey yaratmanın verdiği zevk süper..

  4. Olumsuz -1 Olumlu +1Gokhan
    :
    Tarih: Nisan 27th, 2009 11:43

    bu oyunu ilk ciktiginda almistim ve baktigimda cocuk oyunu aldim diye biraz sinirlenmistim isin dogdusu,uzun zamandirda bir kenara koyup el surmuyordum bu oyuna.bukadar deteyli oldugunu hic tahmin etmemistim ve bu incelemeden sonra bu oyuna oynamak sart oldu.tesekkurler tool!!!!!!!

  5. Olumsuz -1 Olumlu +1tool
    :
    Tarih: Nisan 27th, 2009 15:06

    Gökhan selamlar.. Ne yazık ki LittleBigPlanet’ın kaderinde bu var, çocuk oyunu sanılıp bir kenara itildi birçok oyuncu tarafından. Kesinlikle oyuna şans ver, özellikle online arenada kullanıcıların tasarladığı bölümleri görünce şaşıracaksın..

Yorum Yaz

PST, Facebook ve Twitter'da!
 
ModNation Racers Beta İncelemesi
Uncharted 2 Multiplayer Demo İncelemesi
MAG Beta Ön İnceleme
PS3 Slim'e İlk Bakış
Batman: Arkham Asylum Ön İnceleme
< Tüm ön incelemeler için tıklayın >


God of War III Trophy Listesi
Bioshock 2 Trophy Listesi
Dante's Inferno Trophy Listesi
The Saboteur Trophy Listesi
Modern Warfare 2 Trophy Listesi
< Tüm hile ve ipuçları için tıklayın >


SON YAZILAR
sds
Marka ve logolar ilgili firmaların tescilli ürünleridir.
PST© logosu, site tasarımı ve içeriği PSTurkiye.com adına tescillidir. Her hakkı mahfuzdur.
Haberler | İnceleme | Ön İnceleme | Hile ve İpuçları | Tam Çözüm | Blu-Ray | Donanım | Rehber | Forum | Hakkımızda | İletişim
Creative Commons License.

Bu blog BloggerV.com üyesidir.