Yazar: tool | Kategori: HABERLER, Kategorilenmemiş, İNCELEME | Tarih: 26 Eylül 2008, 11:49
George Lucas, 70′li yıllarda Star Wars adında öyle bir fenomen yarattı ki, aradan geçen 30 seneye rağmen bu fantastik dünyaya olan ilgi asla azalmadı, aksine çığ gibi büyüdü. Bu başarıda elbette Lucas’ın kalemindeki kuvvet yatıyordu, çünkü Star Wars evreni daha önce hiç bir bilimkurguda göremediğimiz yoğunluktaydı.
Evrenin genişliği, derinliği olan ve gerçekçi karakterleri, başarıyı da beraberinde getirmişti. İlk üçlemeden sonra elbette hayranlar boş durmadı ve yeni bir üçleme için Lucas’a baskılar gelmeye başladı. Önceleri yeni bir üçleme düşünmeyen Lucas, bu devasa maceranın hakkını tam anlamıyla vermek istemiş olacak ki, yeni bir üçlemeye daha 20 yıl aradan sonra yeşil ışık yaktı ve bu yeni seri de kült karakter Darth Vader’ın çocukluğuna ve karanlık tarafı nasıl seçtiğine tanık olduk. Artık Lucas’ta seriyi geliştirecek, yayacak yan projelere hayır demiyor. Anime serisi, çizgi romanlar, alternatif hikayeler anlatan romanlar ve tabii ki bilgisayar oyunları bunlara örnek.
Yan projelerin başarısında en az pay sahibi olanlar ise genelde oyunlar oldu; seriyi ileriye taşıyacak kalitede Star Wars oyunu, onlarcasının içinden belki bir iki taneydi. İşte Star Wars: The Force Unleashed bu noktada devreye giriyor, hem de önemli bir iddia ile. Nedir bu iddia? Öncelikle oyun, yeni nesilde ilk Star Wars oyunu olma özelliğini gösteriyor, ayrıca 3. ve 4. film arasında köprü olacağı, hikayenin eksik kısımlarını tamamlayacağını iddia ediyor.
SUNUM:
Star Wars: The Force Unleashed’i ilk açtığınızda sizden bir yükleme istiyor. Hard diskiniz de 3 GB civarında bir yer tutan bu yüklemeden sonra oyuna geçiyoruz.
Oyun oldukça sade, hatta resmen retro bir menü ile açılıyor. Gayet sade tasarlanan menü de seçenek sayısı da az; New Game, Continue Game, Options ve Extras. Fonda seriden alışık olduğumuz klasik tema müziği ve bu temayı çeşitlendiren yeni parçalar kulağımızın emrinde. Options bölümünde oyun ayarlarını yapmamıza olanak tanınıyor. Extras bölümünde ise oyunun ara videolarını (ilerledikçe açılan), konsept çizimleri görebiliyoruz. Sade bir menüden sonra, Darth Vader’ı oynayarak başladığımız oyuna geçiş yapıyoruz.Evet yanlış duymadınız, kült kötü adamımız ile oynama şansına erişiyoruz. Kontrolleri öğrenmemiz ve The Force Unleashed’in hikayesinin temeline inmemiz için tasarlanmış bu giriş bölümünde, gücün büyük yıkımını kontrol etme şansımız var. Wookie’lerin diyarında iri ve kıllı dostlarımızı kıyma suretiyle kontrolleri öğreniyoruz ve hikayenin dramatik girişine tanık oluyoruz.
Öncelikle şunu söylemek gerekiyor, 3 GB’ye yakın bir ön yükleme yaptığımız oyunun bu kadar Loading yapması oldukça sıkıcı. Oyunda her ara videodan sonra, güç geliştirme ekranına ulaşırken, ekstralar bölümüne girerken,her zaman bir yükleme ile karşılaşacaksınız. Problem bununla da bitmiyor. Bunca ön yükleme, ara yükleme oyunu rahatlatmak için yapılırken, oyunun kendisi hiçte rahat değil. Gereksiz anlarda beliren yavaşlamalar, bölüm sonunda bir ana düşman ile karşılaştığınızda düşmanın kaybolması ve o bölümü oyundan çıkıp tekrar girmeden asla geçemeyecek olmanız, görünmeyen duvarlara takılmanız, duvarlardan geçmeniz oyun içinde başınıza gelebilecek güzellik(!)ler. Bu sorunlardan aşağıda ana başlıklarda daha detaylı bahsedeceğiz zaten. Görsel açıdan ise bizleri tatmin edecek bir oyun var karşımızda. Çeşitli ve farklı dünyaları, başarılı karakter çalışması ile zaman zaman parlıyor oyun. Lafı çok uzatmadan, oyunun detaylı incelemesine geçelim isterseniz.
ÖYKÜ:
3. filmin sonunda Darth Vader’ın doğuşuna tanık olmuş, ancak 4. filmde araya uzun bir zaman dilimi girmiş ve Vader’ın o boşlukta neler yaptığını merak etmiştik. Oyun, direkt olarak bu aradaki zaman dilimini konu alıyor ve 3. film ile 4. filmdeki karakterleri sahneye çıkararak bu boşluğu yoğun bir şekilde doldurmak istiyor.
Öyküye Vader olarak başlıyoruz ve Wookie diyarında bir Jedi’nin peşindeyiz. Bölüm sonunda Jedi ile gerçekleştirdiğimiz kapışma sonrasında rakibimizi küçük çocuğunun gözleri önünde öldürüyoruz. Ancak bu ufaklık öylesine bir çocuk değil. İçinde yoğun bir güç var, Vader’ın ışın kılıcını alabilecek kadar hem de. Bu gücü gören Vader, çocuğun hayatını bağışlıyor ve öğrencisi yapıyor. Asıl öykü ise bundan sonra başlıyor. Darth Vader, öğrencisini güçsüz durumda kalan ve aydınlık tarafa bağlı olan Jedi’leri yok etmek için kullanıyor. Yeterli olgunluğa eriştiğinde ise sinsi planını uygulamaya koymak tek isteği; İmparatoru saf dışı bırakıp evrenin hakimi olmak. Vader’ın isteklerine koşulsuz şartsız uyan kahramanımız ile Jedi avına başlıyoruz ve evrende yolculuğumuza çıkıyoruz. Hikaye ilerledikçe karakterimizin aydınlık ile karanlık arasında kararsız kalışına tanık oluyoruz. Öykünün daha derinine inip sürprizi bozmak istemiyorum o yüzden genel hatlarıyla öyküyü bu kadar anlatmak yeterli.
LucasArts öykü konusunda oldukça iddialı olmasına rağmen, yer yer kopuk ve yavan bir senaryosu olduğunu söylememiz gerekiyor. Oyun yapısındaki yoğun aksiyonda bu eksikliği doğuruyor elbette. Gereksiz yere öyküye konulan aşk hikayesi ise B sınıfı film tadından öteye gidemiyor. Vader’ın gizli planı, ilk üçlemedeki davranışları ve düşünceleri ile pek tutarlı şekilde ilerlemese de, oyuncuyu şaşıracak ani dönüşler içermesi açısından güzel. Ana karakterimiz The Apprentice ise dramatik bir geçmişe sahip olsa da yeterince yoğun değil. Sırf öfke ile hareket edip ve körü körüne Vader’a bağlı olup en ufak bir gelişme de taraf değiştirmeye çalışması da inandırıcılıktan uzak. 2 yılı aşkın süredir yapımı süren bir oyundan, böylesine önemli bir boşluğu daha iyi doldurmasını beklerdik açıkçası. Kanımca, George Lucas bu muhteşem evrenin sadece kaymağını yemeyi bırakıp, oyun bile olsa senaryoya birinci elden müdahele etmesi gerekiyor. Çünkü bu tip dolu olmayan öykülerle Star Wars’a ilgi baltalanmaktan öteye gidemiyor. Kısacası, böyle iddialı ve hayranlarının önem verdiği bir dönemi çok daha başarılı senaryo ile tamamlayabilirdi yapımcı firma. Kısmen başarılı da olsa, olması gerektiği gibi değil.
OYNANABİLİRLİK-KONTROLLER:
Oyun, kendine özgü bir yapı yaratmak yerine, tamamen God of War’ı model alıyor. Hızlı şekilde tuşlara basarak ışın kılıcı ile rakiplerimizi ortadan kaldırıyoruz, dev yaratıklarda ve bölüm sonu bosslarında ise aynen GoW’da olduğu gibi, doğru zamanda doğru tuşlara basmamız gereken minik oyunlar oynuyoruz zaman zaman. Oyunun asıl yeniliği ise gücü çeşitli şekillerde kullanmakta yatıyor. Düşmanları havaya kaldırabiliyor, yön tuşlarının yardımıyla istediğimiz yere ve düşmana fırlatabiliyoruz. Devasa kapıları gücü kullanarak bükebiliyor veya patlatabiliyoruz. Oyunun bu konuda sunduğu özgürlük ve rahat kontrol yapısı, belli bir süreden sonra kendini tekrar eden aksiyona can getiriyor. Ancak burada da bir tehlike yatıyor oyuncu için, gücün neredeyse sınırsız şekilde kullanılabilmesi. Gücü sık kullanınca sağ üst köşedeki bar boşalıyor, ancak o kadar hızlı doluyor ki, neredeyse hiç oyalanmadan gücü istediğiniz şekilde tekrar kullanabiliyorsunuz. İlk başlarda oldukça zevkli gelen güç kullanımı, sınırsızca sunulduğu için suyunun çıktığı hissini uyandırabilir. Filmlerden bildiğimiz kadarıyla güç böyle kolay kullanılacak bir özellik değil. Gördüğünüz en ufak böceğe bile güç kullanır halde buluyor oyuncu kendini. O yüzden siz siz olun, aksiyonda sırtınızı sadece güce yaslamayın, ışın kılıcı ile çeşitli kombolar yaparak oyunu süsleyin. The Force Unleashed kendini tamamen aksiyona vermiş bir oyun; bulmaca, puzzle gibi şeylere vakit ayırmıyor, o yüzden görevler ve gideceğiniz mekanlar oldukça açık. Ayrıca oyunda gideceğiniz yön sağ köşedeki şeffaf haritada sarı bir nokta olarak beliriyor, bu da ilerlerken kaybolmanızı imkansız hale getiriyor. Belli görevlerde yok etmeniz gereken objeler ise sarı ok şeklinde gene bu haritadan takip edilebilir.
Oyun God of War’ı sadece aksiyonda model almamış kendine. Farklı güç özelliklerini, yaptığımız farklı kombolar ve oyun içinde bulduğumuz nesneler yardımıyla geliştirebiliyoruz (aynen GoW’da olduğu gibi), kazandığımız puanlar kısa bir süreliğine ekrana geliyor. Böylece Upgrade’i yapacağınız doğru zamanı oyun size göstermiş oluyor. Bu özellikleri Select tuşuna basınca açılan menüden gerçekleştiriyoruz. Biraz bu menüden bahsedelim. Oyun içinde Select tuşuna bastığımızda aşağıdaki seçenekler sunuluyor bizlere;
- Mission Objectives: O anki görevin ne olduğunu ve durumunu görüyoruz,
- Force Upgrades: Farklı güçlerimizi buradan geliştiriyoruz, burada bizleri 3 alt başlık bekliyor;
a) Force Powers - Farklı güçler açabiliyoruz,
b) Force Combos - Aksiyon içindeyken kimi düşmanlar için hayati önem taşıyan yeni komboları buradan açıyoruz,
c) Force Talents - Korunma amaçlı farklı güçleri buradan açıp geliştirebiliyoruz,
- Lightsaber: Bölümleri geçerken gösterdiğimiz başarıyla orantılı olarak, farklı renkte ve güçte ışın kılıçları açılıyor ve onları bu bölümden seçebiliyoruz,
- Costume: Gene farklı kostümler açılıyor başarımıza göre, buradan değiştirebiliyoruz. Ancak uyarmakta fayda var, oyun içindeyken kostüm değiştirirseniz oyun en son Checkpoint’e geri dönüyor,
- Databank: Karşılaştığınız tüm düşmanlar, karakterler, yaratıklar ve gezegenler hakkında bilgileri bulabileceğiniz yer burası.
Oyunda ışın kılıcı ile yapacağınız aksiyonu farklı güçlerle birleştirirseniz, yıkıcı ve görsel açıdan tatmin edici kombolar gerçekleştirebiliyorsunuz. Bu hem yoğun düşman saldırısı altındayken hayatınızı kurtarıyor, hem de yeni kombolar ve güçler açmanızı sağlayacak puanları daha çabuk kazanmanızı sağlıyor.
Oyunun kontrollerine gelirsek; kes-biç yapısını aksatmayacak bir kontrol yapısı olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle gücü kullanarak kaldırdığınız düşman veya eşyaları istediğiniz yere atmak, kısa bir alışma döneminden sonra oldukça kolay. Oyunu rutin yapıdan kurtaran ve özgür bir aksiyon sunan dinamik yapı, oyunda baş gösteren diğer eksikleri unutturacak dakikalar vaat ediyor. Oyunda farklı bir çok güç ve kombo var, o yüzden her bir kombonun tuştaki karşılığını burada çok zor. O yüzden genel hatlarıyla bahsedeceğim;
- X tuşu ile zıplıyoruz, iki kez basarak çift zıplama yapıyoruz,
- Kare tuşu ile ışın kılıcımızı kullanıyoruz,
- Üçgen tuşu ile gücü kullanarak elektrik veriyoruz (bu özelliği kazanmanız gerekiyor),
- Kare tuşu ile gücü kullanarak ileriye doğru darbeli bir vuruş yapıyoruz,
- R2 tuşu ile üzerinde hedef beliren düşmanları ve eşyaları havaya kaldırabiliyoruz, sağ analog tuşu ile aşağı-yukarı, sol analog tuşu ile ileri-geri hareket ettiriyoruz, R2 tuşunu bıraktığımız anda verdiğimiz yöne fırlatabiliyoruz,
- L2 tuşu ile ışın kılıcıyla korunma yapıyoruz,
- R1 tuşu ile açılan menüden sonradan açacağımız güçleri atanmış tuşlar yardımıyla kullanabiliyoruz (örneğin; L1′e basınca açılan menüde Kare tuşuna atanmış olan Blast özelliğini L1+Kare ye aynı anda basarak kullanabiliyoruz),
- L1 tuşu ile ileriye doğru hızlıca atılabiliyor, çift zıplama sonrası kullanarak erişmesi zor platformlara çıkabiliyoruz.
Yapacağınız tüm kombo ve güçleri ise, Force Upgrades menüsünde istediğiniz gücün-kombonun üstüne gelip Üçgen tuşuna basarak görebiliyorsunuz.
GRAFİKLER:
Oyun ilk bakışta etkileyici grafiklere sahip. Karakterlerin detaylı animasyonları, farklı ve kendine has renkleri olan gezegenlerin derinlikleri oldukça başarılı. Gücünüzü kullanıp fırlattığınız bir düşman veya objenin uzaklara kadar gittiğini ve engellere gerçekçi bir şekilde takılıp tepki verdiğini görebiliyorsunuz. Dahası yakalayıp havalandırdığınız bir düşman, etrafındaki diğer düşmanlara ve eşyalara tutunup onların da kendiyle birlikte sizin gücünüze kapılmasına sebep oluyor ve bu oldukça hoş animasyonlar eşliğinde gerçekleşiyor. Ayrıca tamamen sizin hareketlerinize tepki veren çevre tasarımı oldukça başarılı. Yoğun güç kullandığınızda sağa sola fırlayan düşmanlarla birlikte etraftaki bitkilerde aynı yöne yatıyor, her hareketinize tepki veriyorlar.
Gelelim oyunun grafikler konusunda yaşadığı sorunlara. Öncelikle bazı bölümlerde karakteriniz yerden yarım metre havadaymış gibi gözüküyor. Kesinlikle ayakları yere basmıyor, o havayı verememiş LucasArts. Oyuncuyu rahatsız edecek derecede bariz olan bu görüntü keyif kaçırıyor. Ayrıca karakteriniz zemindeki farklılıklara doğru tepkileri vermiyor. Örneğin; tamamen eğik bir zeminde bile karakteriniz dümdüz bir yere basıyormuş gibi durabiliyor. Bu kadar detaylı karakter animasyonlarına yakışmayacak bir detay. Diğer bir sorun ise, oyunda sık sık karşınıza çıkması muhtemel olan görünmez duvarlar ve duvarlardan geçmeler. Düşmanlarla boğuşurken karakteriniz bir anda alakasız bir yerde takılabiliyor, böyle zamanlarda ne güç ne de ışın kılıcını kullanabiliyorsunuz, tamamen saldırıya açıksınız ve zıplayarak bu görünmez duvarlardan kurtulmaya çalışıyorsunuz. Gücü kullanarak açmanız gereken bir kapıya hızlıca koşarsanız kapının iki tarafında kendinizi sıkışmış bulabiliyorsunuz. Bazı anlarda sıklaşan bu hatalar, oyuncunun canını oldukça sıkabiliyor.
Başımıza gelen diğer bir sorun ise, düşmanların kaybolması. Evet, bazı bölüm sonu boss ları utangaç olduklarından mıdır bilinmez ama aksiyonun tam ortasında kayboluyorlar. Sizde geçmeniz gereken bölümde yalnız kalıyorsunuz ve ne yaparsanız yapın oyun kendini toparlamıyor, kitlenip kalıyorsunuz. Bu durumda tek yapmanız gereken oyunun ana menüsüne çıkıp tekrar girmek. Arka arkaya iki sefer başımıza gelen bu olay, can sıkmaktan öte bir duygu vermiyor bizlere doğal olarak. LucasArts bu hataları giderecek bir güncelleme yayınlar mı bilmiyorum, ama uzun vadede başını ağrıtacak gibi duruyor.
SESLER:
Oyunun hem iyi hem kötü yanlarını aynı anda sergileme başarısı gösteren alanı sesler. Seslendirmeler konusunda sınıfta kalıyor oyun (nedense son zamanlarda hep donuk seslendirme çalışmaları, Mercs 2′de olduğu gibi), karakterler duygudan yoksun, donuk ve soğuk seslendirilmişler. En heyecanlı anlarda veya en duygusal anlarda bile 900′lü hatlardaki bayanlar gibi soğuk konuşan karakterler, ara videolarda öyküyü yoğun bir şekilde hissetmenizi kısmen engelliyor. Ama bunun yanında ses efektleri oldukça başarılı. Işın kılıcının kulağımıza yer eden cızırtılı sesi aynen aktarılmış oyuna. İmparator askerlerinin (hani beyaz olan, Casper modeli) silahlarından çıkan ışın sesleri de aynen korunmuş, bu açıdan oldukça nostaljik tatlar alacağınız kesin. Fonda ise John Williams’ın seriye ayrı bir hava katan muhteşem tema müziğini sürekli duyuyoruz ve şikayetçi değiliz bu durumdan.
SONUÇ:
Star Wars: The Force Unleashed, seride kayıp bir döneme ışık tutması açısından elinde muhteşem bir potansiyel olan, ama bunu kısmen kullanabilen bir oyun. Oldukça can sıkan teknik hatalarına rağmen, aksiyonu ile dolu dolu saatler vaat edebiliyor. Güç kullanımında sunduğu özgürlük, oyunculara tüm eksileri unutturacak derecede dengeli ve başarılı. Gene de affedilemeyecek teknik hatalar, görsel sorunlar ve başarısız seslendirmeler barındıran oyun, detaycılığı ile bilinen Lucas’ın haberi olmadan, oldukça uzaklarda geliştirilmiş gibi duruyor. Elbette bu bahsettiğimiz hatalar, Star Wars evrenine hayran olan oyuncu kitlesi tarafından görmezden gelinecek kusurlar. Bütün eksikliklerine rağmen bizlere de zaman zaman parlayan bir oyun yapısı sunan Star Wars: The Force Unleashed ile oldukça zevkli zaman geçirdiğimizi söylemeden geçemeyeceğiz. En azından bir kez oynanması gereken bir oyun olduğunu düşünüyoruz, gücü bir kez bile olsa hissedebilmeniz için.
DİP NOT: Yaşadığımız bir sorun yüzünden oyun incelemelerimizi şu an için Ana Sayfaya koyamıyoruz, Bayram tatilinden sonra bu sorunu gidereceğiz, özür dileriz.
Sunum: 8 / 10
Grafikler: 8 / 10
Ses: 7 / 10
Oynanabilirlik: 8.5 / 10
GENEL: 7.9 / 10
ARTILAR:
- 3. ve 4. filmden karakterlerin gözükmesi
- Başarılı güç sistemi
- Seride oldukça önemli bir dönemi konu alması
- Bitmeyen aksiyonu
- Zaman zaman göz alan grafikleri
EKSİLER:
- Zayıf kalan senaryo
- Grafik hataları
- Başarısız seslendirmeler
- Gücü gerekli gereksiz kullanabilmenin getirdiği rutinlik
- Oyundaki yavaşlamalar
Bu Yazılar da İlginizi Çekebilir
|
Star Wars: The Force Unleashed İncelemesi yazısı için 4 Yorum var Yorum Yaz |










Tarih: Eylül 26th, 2008 12:44
çok güzel bi inceleme olmuş ellerine sağlık arkadaşım teknik hata olmsı morelimi bozdu ben bi bölümü en 2 defa oynarım 3 üncüsde tekralarsa direk oyunu kapatırım bu sıkıntıya gelemiyom eylence olduğu gibi kesiliyo lucasarts da çok çok acele günceleme bekliyoruz BU TİP HATLARDAN KESİNLİKLE HOŞLANMAM ve bu yüzden yeni bi güncellem gelenkadar oyunu alışımı biraz ilerki aylara ertiliyorum lucasrats elini çobuk tutar buarda oyun pc de çıksın istiyrum çünkü eherkesin ps3oyunlarına verecek parası yok oyunlar aşırı dercede pahalı geçen gün biyerde gördüm 120 ytl beynime kan fışkırdı dedim altınmı alıyorum pc oyunlların fiyatları da ucuz 70 80 ytl civarı bazıları da düşük tabi bu ps3 için dğol sonuçta pc dekiler dvd ps3 bluray mliyeti da fazla ama ülkemizin acı gerçeği kalkıpta 500ytl mamşaln birinin kalkıpta ps3 e oyun verceğini sanmıyom (evi barkı çolu çocuğu varsa ) bu yüzden pc oyunlarıps3 e göre fazlda fark olmasa da ucuz bu yüzden herkezin oynayıbilmesi için işala pc yede çıkartır diyorum
Tarih: Eylül 26th, 2008 15:50
Tamam çoğu pc oyunu ps3′den daha ucuz; ama pc’de çalışacak star wars oyunu için de canavar bir pc gerekir. O yüzden pc için sistem yenileyeceğinize azıcık fazla ödeyip tak çalıştır ps3 oyunu alın. Artık çoğu oyun korsan belası yüzünden pc için çıkmıyor. Bence oyunlar en iyi konsolda oynanır.
Tarih: Eylül 29th, 2008 13:28
@Aykut291
Siz galiba oyunları teknosa v.b yerlerden alıyorusunuz yeni çıkan ps3 oyunlarını en fazla 99 ytl ye satan yerler var lütfen paranızı boşa akıtmayın(ayrıca takas yapamkta mümkün oluyor bu yerlerde).Biraz araştırma yapsanız rahat bulabiliceğinize inanıyorum.
Tarih: Ekim 6th, 2008 11:04
İncelem güzel olmuş ama oyunda umutluydum benim için hayal kırıklığı oldu. Kesme biçme hissi yok, bana çok yavan geldi. Böyle bir kumaşın bence daha iyi değerlendirilmesi lazım.